





Bebek Yokuşu'ndaki Manolya Ağacı'nın eflatun çiçeklerini bu yıl da yakalayabildiğim için çok mutluyum. Her yıl bir kere açar ve çok yağmur yağmazsa 8-10 gün kalır. Eğer yakalamasaydım, kendimi huzursuz hissederdim. Çocukluğumdan beri alışkanlık işte...
Sembol den ses seda yok. Benimle benim aramda bir sır gibi, kimselere bir şey söylemedim.
Bu hafta, manolya dışında güzel bir haber yok, dalgalanıyorum, bir an iyi, bir an kötü, hayat da bu galiba... Aslında haksızlık etmemem gerek, şanslı olduğumu kabul etmem gerek. Allaha şükürler olsun.
İyi bir şey daha oldu.. yani umarım hayırlı ve iyi gelir. Aslimonun lisansı çıkıyor... Daha çok çalışma, daha çok emek demek.

Bebek Yokuşu ve Manolya benden, Etiler Balkon dan Küçük Bebek Aslimodan.

İnanılmaz... Geçen yıl bugünlerde Etiler'de bu evin fotoğrafını çekmiştim. Hatta 30 yıldır Etiler'i bilirsin, bu evi nasıl atlarsın diye kendime kızmıştım. İki-üç gün önce bu fotograf aklıma geldi, ya nerede acaba falan dedim. Şimdi, bugunkü foto için random, içine hiç bakmadan bir foto seçtim ve bu geldi. Müthiş bir güç, müthiş bir aşk. Evet, AŞK'ı okumaya devam ediyorum, sindire, sindire okumak istiyorum. Okudukça AŞK yaşıyorum, Elif'e hayran oluyor, inanamıyorum. Böyle bir şey yazmak için gerçekten tasavvuf bilmek, hissetmek gerek... Bir de Elif'in ingilizce yazdığı ve Yiğit'in anında tercüme ettiğini düşündüğümde, emek karşısında saygı duyuyorum. Bu kitabın 100 yıl sonra da okunacağına eminim.
Daha dinginim. Zaman zaman heyecanlanıyor ya da kötümserleşiyorum. Sembol den ses seda yok. Bugün-yarın başka bir heyecan daha bekliyorum.
Dün akşam daha doğrusu gece yarısı çarpıcıydı. Umut verdi, keyif verdi. Başta tereddütlüydüm ama iyi de oldu galiba:))
Bu sabah yağmur var İstanbul'da. Benim için güzel bi şey... Belki fotoğraf bile çekerim. Becerebilirsem:))



