Yaşam Notları

31 Ekim 2009 Cumartesi

İstanbul bugün çok ama çok yağmurlu...




Yağmuru çok severim. Bilen bilir bazen yağsın diye dörtgözle beklerim. Dün akşamdan beri hiç durmadı çok ama çok güzel yağıyor, hava da soğuk.. Ofiste/ev de olunca iş kolay tabii. Aslimo antrenmanda, ben ofiste.. Sıcak günlerden iki kare, Mardin (Kasımiye Medresesi) ve de Fethiye Hillside.. Yağmurlu ve de güneşli günlere... Bunlara yazana kadar iki satır da rapor yazsaydım ne iyi olurdu:)

27 Ekim 2009 Salı
















Sonbahar başladı, galiba yaz geride kaldı. Acısıyla, tatlısıyla... Hayat bu.. Birkaç gündür yazmak istiyorum ama hep hüzünlü durumlar oluyor:( Sağlık yerinde, işler fena değil, daha ne istersin durumu hakim ama yine de vızıldanıyorum. Aslimo benden iyi aslında. Herkes de bir koşuşturmaca, birazdan evden çıkacağım, geldiğimde çok ama çok yorgun olacağım. Yarın Aslimo nun arkadaşlarını ofise getireceğim, proje yapacaklar. Ben Kasım da Paris e gitsek mi halindeyim. Mil ile uçak bileti bulursak ne ala.. Yoksa başka zamana.. geriye baktığımda Aslimo için bıraktığımız en değerli anıların bir kısmını gezilerin oluşturduğunu görüyorum. Ne yapıp etmeli, Hem Türkiye yi hem dünyayı gezmeli. Washington, New york ve Orlando dan birer kare:) Ben çektim hepsini, ha bir de çok sevdiğim Newark Airport fotoğrafı var. Mozaikler Orlando Havalimanın yer döşemesi:)

16 Eylül 2009 Çarşamba

Mart-Eylül 6 ay Olmuş....


İnanamıyorum, altı aydır yazmamışım. Yaz geçti yaa.. Hatta ilkbahar-yaz geçti ve hatta sonbahar da geçmek üzere... Aslimo iyi ben iyi... Arada neler oldu neler... Önce SBS, sonra Amerika, sonra antrenmanlar, antrenmanlar, antrenmalar... Hepsi o kadar. New York u, Orlando yu, New Jersey i ve de Washington u yazmak isterim uzun uzun... belki yazarım da. çünkü bugunlerde vakit çok ne yazık ki. Olmadı şu iş, iki adam kapris yaptı olan bize oldu. Ne yapalım, eldekilere şükür diyelim, önümüze bakalım.

25 Mart 2009 Çarşamba

Bebek ve Manolya Ağacı





Bebek Yokuşu'ndaki Manolya Ağacı'nın eflatun çiçeklerini bu yıl da yakalayabildiğim için çok mutluyum. Her yıl bir kere açar ve çok yağmur yağmazsa 8-10 gün kalır. Eğer yakalamasaydım, kendimi huzursuz hissederdim. Çocukluğumdan beri alışkanlık işte...


Sembol den ses seda yok. Benimle benim aramda bir sır gibi, kimselere bir şey söylemedim.


Bu hafta, manolya dışında güzel bir haber yok, dalgalanıyorum, bir an iyi, bir an kötü, hayat da bu galiba... Aslında haksızlık etmemem gerek, şanslı olduğumu kabul etmem gerek. Allaha şükürler olsun.


İyi bir şey daha oldu.. yani umarım hayırlı ve iyi gelir. Aslimonun lisansı çıkıyor... Daha çok çalışma, daha çok emek demek.


Bebek Yokuşu ve Manolya benden, Etiler Balkon dan Küçük Bebek Aslimodan.

19 Mart 2009 Perşembe

AŞK Bitti ...


AŞK Bitti... Yani Elif'in AŞK kitabını okudum. Hani derler ya bir kitap okudum hayatım değişti. Gerçekten öyle oldu. Okudum, anladım, düşündüm, hissettim, yaşadıklarım, yaşamadıklarım...
AŞK'ın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındadır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde. (kitaptan)

AŞK



İnanılmaz... Geçen yıl bugünlerde Etiler'de bu evin fotoğrafını çekmiştim. Hatta 30 yıldır Etiler'i bilirsin, bu evi nasıl atlarsın diye kendime kızmıştım. İki-üç gün önce bu fotograf aklıma geldi, ya nerede acaba falan dedim. Şimdi, bugunkü foto için random, içine hiç bakmadan bir foto seçtim ve bu geldi. Müthiş bir güç, müthiş bir aşk. Evet, AŞK'ı okumaya devam ediyorum, sindire, sindire okumak istiyorum. Okudukça AŞK yaşıyorum, Elif'e hayran oluyor, inanamıyorum. Böyle bir şey yazmak için gerçekten tasavvuf bilmek, hissetmek gerek... Bir de Elif'in ingilizce yazdığı ve Yiğit'in anında tercüme ettiğini düşündüğümde, emek karşısında saygı duyuyorum. Bu kitabın 100 yıl sonra da okunacağına eminim.

Daha dinginim. Zaman zaman heyecanlanıyor ya da kötümserleşiyorum. Sembol den ses seda yok. Bugün-yarın başka bir heyecan daha bekliyorum.

Dün akşam daha doğrusu gece yarısı çarpıcıydı. Umut verdi, keyif verdi. Başta tereddütlüydüm ama iyi de oldu galiba:))

Bu sabah yağmur var İstanbul'da. Benim için güzel bi şey... Belki fotoğraf bile çekerim. Becerebilirsem:))

14 Mart 2009 Cumartesi

İclal, Elif, Ben ve Mart 2009







2009 Mart ayı, üç kadın buluştuk bende. Ben, İclal ve Elif. Ne kadar çok ihtiyacım olduğu bir gün (10 Mart 2009), İclal ile karşılaştık, o an buluştuk ve bana di mi? dedi. Ben de ona di dedim. Kendi kendime söz verdim, Küçük Bebek üstündeki o muhteşem manzarayı fotoğraflayıp, İclal e vereceğim. Sonra aynı anda Elif ve Aşk. Nasıl yazmış o kitabı, hayran olmamak elde değil. Henüz 95 sayfa okudum ama şimdiden bu kitap benim için çok önemli durumundayım. Bu hafta, İclal, Elif ve Ben olmasının tesadüf olmadığını biliyorum. Güzeldi, iyiydi, lazımdı. Herkese çok teşekkürler bir de bu hafta spor yapabilseydim ve sokaklarda gezebilseydim ne iyi olacaktı. Çok çalıştığım için ne kadar şanslı olduğumu biliyorum ve şükrediyorum...

Bi de son saniye haberi, beni gerçekten heyecanlandıran bi şey oldu az önce, çok istedim olmasını, hadi bakalım hayırlısı, hayırlı olsun sembol:))

16 Şubat 2009 Pazartesi

Denizin İçine Karışan Yağmur


Ne çok severim denizi, ne çok severim yağmuru... İkisinin biraraya gelmesi beni çok heyecanlandırdı. Bugünlerde pek heyecanlanır oldum. Bu iyi birşey galiba.

19 Aralık 2008 Cuma

Issız Adam


Çok güzeldi, çok gerçekçiydi, ben yaşadım... Harika görüntüler, harika çekim, nefis müzikler... ve masum gözyaşları... Kesinlikle yalnız seyretmek gerekli, çünkü bazı şeyleri kendi kendine itiraf etmelisin. Aşk dediğin ilk saniyede olur. Acı her zaman vardır. Unutulmayan da. Arkadaş çok önemli, film eleştirmenlerinin hiç birinin üstünde durmadığı hatta tek kelime yazılmayan bir durum... Ada'nın arkadaşı Sinem 'in davranışlarını, Çağan Irmak çok güzel düşünmüş, bir kez de onun için tebrikler... Çok etkilendim, hala etkisindeyim. Bir daha seyretmek istiyorum.. Belki bir kez bir kez daha

18 Aralık 2008 Perşembe

İstanbul, Mardin ve Huzur


Mardin ve İstanbul, nasıl da farklı ! Mardin'de hep huzur var. Ya da bana öyle geliyor:) İstanbul da ise huzur hep biraz sonra. Biliyorsun huzur orada ama şimdi değil, hele bu zaman geçsin ondan sonra. Yarın yapmam gerekenlerin huzursuzluğu hiç bitmiyor. Bi de kriz var şimdi, çok kötü...

16 Aralık 2008 Salı

Yarın




Yarın sabah 5:30 da yollara düşeceğim. Havaalanları, mahalle sokağım oldu. Bu kez yolum Mardin e uzanacak. Uykusuz sabah, yorgun gün, dingin akşam olması umudum. Perşembe günü tekrar caddeme döndüğümde hiç yaşamamış gibi olacağım oraları. Oysa yaşanmış olan yaşanmamış olabilir mi? Olur mu olur. Oldu mu oldu. Vücüdmu, beynimi ve de ruhumu dinlendirmek zor mu? Dinlenmek ölüm mü? Yaşamak, yorgunluk mu?

ŞANS


Benim şansım ASLIM... Eflatunlar, merdivenler, ben, o ve aslım...